İlk Etkinlik Müjdesi ve Moda Gönüllüleri’yle Görüşme

Moda Gönüllüleriyle konuşurken

Geçtiğimiz Cumartesi (26.01.2013) Moda Gönüllüleri’nde “Kitap Okuyan Çocuklar Projesi” ile ilgili toplantı yaptık. Toplantıya Proje Koordinatörü Esra ve Yardımcı Koordinatör Aylin, Moda Gönüllüleri’nin başkanı Suna Hanım, yine Moda’lı gönüllülerden Canan Hanım, Aslan Bey ve İlker Bey katıldılar.  Toplantı, projemizi sunmakla başladı ve tüm Türkiye’ye yayılmasını umut ettiğimiz bu projenin örnek olarak Moda, Kadıköy’de acilen hayata geçirilmesi için neler yapabileceğimiz tartışıldı. Kadıköy Belediye Başkanı Sn. Selami Öztürk ile yapmış olduğumuz toplantıda da bunu konuşmuştuk zaten.  Fakat ilerleyen zaman içinde pek çok yerden –İstanbul’un diğer ilçeleri ve Türkiye’nin diğer illerinden- talep gelmeye başladı. Bu da bize aynı anda örgütlenebileceğimizi göstermiş oldu. Ve de bu talep bizi projemize daha da sıkı sarılma konusunda motive etti. Çünkü iyi şeyler istiyoruz ve yapmaya çalışıyoruz. En önemlisi de bunu gönüllü olarak yapmaya talip oluyoruz. Ve yine ne güzel ki yalnız değiliz. Bizim gibi düşünen pek çok aile var. Amacımız, bu proje için bize somut çözüm sunan belediye ya da ilgili kurum neredeyse projemizi orada biran önce hayata geçirebilmek.

 
 Bu noktada Moda Gönüllüleri bize belediye ile olan mekan talebimiz konusunda destek olacağını belirtti. Bunun dışında toplantının en verimli kararı 09 Mart 2013 Cumartesi 10:00-12:00 arası Moda Gönüllüleri’nde Çocuklar İçin Bir Tanışma Ve  Okuma Saati ile “Kitap Okuyan Çocuklar Projesi”’nin ilk etkinliğini gerçekleştirecek olması! Bu etkinlikler Kukla ve Hikaye Saatleri gibi etkinliklerle yıl boyu sürecek. Projemiz ile ilgili çalışmalarımız bir taraftan devam ederken, Moda Gönüllüleri bazı etkinlikler için bize kapısını açmış olacak. Bu bizim için sevindirici bir karar oldu. Projemizi bir ucundan da olsa hayata  geçirmeye başlıyoruz
Ayrıca,  Moda Gönüllüleri’nde “Eğitim Komitesi” adında bir alt grup içinde çalışmaya başlayacağız. Ve projemiz için Kadıköy Belediyesi ile ilişkilerimiz bu kanaldan da sürecek.
Sonuç olarak bugün için küçük de olsa projemiz adına bir etkinlikle başlayacak olmamız sevindirici. Çalışmalara başlayalı henüz bir ay gibi çok kısa bir zaman geçmiş olmasına rağmen çok yol aldık. Adana, Ankara, İzmir, Bursa, İzmit, Büyükçekmece, Sarıyer, Üsküdar, Ataşehir, Kadıköy örgütleniyor ve çocuk kütüphanelerinin çoğalması için uğraşıyor. Hedefimiz Türkiye’nin dört bir yanında çocuk kütüphanelerinin oluşması; böylece kendine değer ve emeğin verildiğinin bilincinde genç nesillerin oluşması; toplumsal anlayış, hoşgörü ve kenetlenmenin sağlanması. Şimdilik fiziksel olarak bir kütüphanemiz yok ama kitap okuma saatlerini düzenleyebileceğimiz bir mekan bulmuş olmanın gururunu yaşıyoruz. Alışkanlıklar zamanlar oluşur. Şimdi okuma saatine gelen çocuklar, yakında kütüphaneleri dolduracak. Türkiye’nin yarınları donanımlı, bilinçli ve aydın olacak.
 Biliyoruz ve inanıyoruz ki iyi niyetle yapılan işler nihayetinde amacına ulaşır…
Bize katılmaya ve yaşadığın yerde bir farklılık yaratmaya var isen, bize ulaşabileceğin eposta adresimiz:
Kitapokuyancocuklar@gmail.com

Sarıyer Demirtaş Ceyhun Kütüphanesi’ni ziyaret ettik

Bir önceki yazımızda Kitap Okuyan Çocuklar [KOÇ] Projesinin ana amaçlarından bahsetmiştik. İkinci maddenin varolan çocuk kütüphanelerinin, okul öncesi çocukların da kullanımı için uygun hale getirilmesi olduğunu söylemiştik.
Bu amaç doğrultusunda geçtiğimiz Çarşamba (23 Ocak 2013), Sarıyer İlçesi Proje Sorumlumuz Güliz’in Sarıyerli anneleri organize etmesiyle, belediyenin yeni hizmete açtığı Demirtaş CeyhunKütüphanesi’ni ziyaret etmek için toplandık. Ziyaretimizin amacı projemizi anlatmak ve belediyenin yeni açılan bu kütüphanesinin çocuk bölümünün fiziki koşullarını yerinde incelemekti. 
Bizi Sarıyer Belediyesi Kültür ve Sosyal İşler Müdürü Filiz Coşkun, Er-ay Toys’un sahibi ve Konsey üyesi Ayşe Ünlü, kütüphane sorumlusu Canan Hanım karşıladı. Sağolsunlar vakitlerini ayırarak bize kütüphaneyi gezdirdiler. Daha sonra KOÇ Genel Koordinatörü Esra projeyle ilgili  sunum yaparak yurt dışından çocuk kütüphanesi örneklerini gösterdi ve mevcut mekanın nasıl düzenlenebileceğine ilişkin ayrıntılar hep birlikte tartışıldı.
Öncelikle şunu belirtmemiz gerekir ki, bu yeni kurulan kütüphanede küçük çocuklara ayrılmış bir oda bulmak bizi çok memnun etti. Bir belediyenin çocuklara da bünyesinde yer vermesi, belediyenin ileri görüşlülüğünü bu şekilde yansıtması ve bu konuda duyarlılık ve ilgi göstermesi bizim için çok önemli.  Lakin, muhtemelen ülkemizde çocuk kütüphanelerinin eksikliğinden ve örneklerinin az olmasından kaynaklanan bazı sorunlar tespit edip, Müdür Filiz Hanım ve sevgili Ayşe Ünlü’yle bu konuları tartışıp, mevcut mekanın nasıl iyileştirilebileceğine dair beyin fırtınası yaptık. Bu yazıda yaptığımız görüşmede karşılaştığımız soruları ve öne çıkan sorunları paylaşacağız ki, diğer il ve ilçelerde konuyla ilgili çalışan arkadaşlarımızla projeyi kapsamlı ve farklı açılardan paylaşmış olalım:
Neden oyun yuvaları değil de çocuk kütüphaneleri?
  • Kreşler, oyun yuvaları o mekana para ödeyerek giden ve müdavimlerinin belli olduğu bir ortamdır çocuklar için. Dışarıdan gelen çocuklar, dışlanırlar ve yuvaya devam eden çocukların güvenli ortamda bulunma hislerine zarar verir.
  • Çocuk Kütüphaneleri sadece maddi durumu iyi olan aileler için değil, toplumun her kesiminden gelecek çocuklara açık olacağı için toplumsal olarak bütünleşmeyi sağlayacaktır.
  • Çocuk Kütüphanelerine aileler çocuklarını bırakıp gitmeyecekler, aksine çocuklarıyla birlikte (aynen parklarda olduğu gibi) kaliteli vakit geçirip, belki diğer ailelerle dertleşip, kaynaşacaklar ki bunun da toplumsal bütünlüğü, karşılıklı anlayışı çoğaltacağını umut ediyoruz.
Neden belediyeler?
  • Açılmasını ve Türkiye’nin her yerinde çoğalmasını istediğimiz çocuk kütüphaneleri, yerel belediyelerin yerel halkıyla iletişimini kolaylaştıracak. Duyuru yapmak istediğinde afişler bastırmak zorunda olan belediyeler, halkla direkt iletişime geçebilecekleri topluluğa ve toplum merkezlerine ulaşmış olacaklar. Belediyeler farklı projelerini, yerel halkı için yaptığı düzenlemeleri, yatırımları halkıyla aracısız direkt paylaşma imkanı bulmuş olacak.
  • Herkesimin ücretsiz kitaba ve okumaya ulaşma hakkının olduğuna inanıyoruz. Belediyeler de var olan yapı içinde bunu en iyi yerine getirecek birimlerdir.
Ama küçük çocuklar kütüphaneyi dağıtır.
Evet dağıtırlar, çünkü onlar çocuktur ve yaratıcılıkları belli kalıplara sokulmamıştır. Dağınıklık esasında güzeldir, çünkü çocukların ilgisini geliştirir. Çocuklar kendilerini ne kadar rahat ve huzurlu bir ortamda hissederlerse aynı oranda o kütüphanede uzun ve kaliteli zaman geçirirler.
Okul öncesi çocuklar malum okuyamazlar, o yüzden gelip ‘bana Kırmızı Başlıklı Kız kitabını verir misin’ diye soru sormazlar. Onlar için renkler ve şekiller önemlidir. O yüzden de kitapların buna uygun dizilmesi önemlidir.
Demirtaş Ceyhun Kütüphanesi’ndeki çocuk odasında,
çocuklar kitap okurken

Yerimiz kısıtlı, bahsettiğiniz gibi tuvaletleri ve mekanı düzenlememiz imkansız.

KOÇ Projesi, her gittiği belediyeye bir dosya sunmakta ve varolan kütüphanelerdeki mevcut sistemin ya küçük yaş grubundaki çocuklara göre tanzim edilmesi gerektiğini söylemekte ya da kurulacak olan çocuk kütüphanelerinin çocukların kullanımına nasıl en uygun olacağını anlatmaktadır. 
Sunduğumuz önerilerden biri mekan müsaitse, çocuklar için üretilmiş tuvalet, lavabo ve alt açma ünitesi konulması. Filiz Hanım bunun için mekanda yerin olmadığını söyledi. Bizim önerimiz ise lavaboya erişim için bir yükselticinin (piyasada 5TL’ye bulunabilir) ve merdivenli bir tuvalet adaptörünün (piyasa fiyatı 30TL) alınmasıyla sorunun ortadan kalkacağı yönündeydi. Alt açma ünitesinin ise bebek bezi firmalarının sponsorluğuyla edinilebileceğinden ya da yaklaşık 50×120 cm ebadında içine süngerli minder konulan bir platformla (ahşap, plastik vb) çözülebileceğinden bahsettik. 
Evet imkansızlıklar olabilir, ama istendikten sonra neler yapılmaz ki, değil mi? 

Esra’dan toplantıda paylaşılmak istenmiş
ama laf kaynaması esnasında paylaşılamamış bir anekdot

Lise hazırlıkta resim öğretmenimiz bizi bir gün resim sergisine götürmüştü. Sergide bir sanatçı ebru tezgahının başında ebru yapıyordu. Ben ebruzene yaklaşıp, sordum: ‘Bunu ben de yapabilir miyim?’ Ebruzen cevap verdi: ‘Hayır, yapamazsın.’ Ben şaşırdım cevaba, ebruzen ekledi: ‘Eğer bir iş için kendine yapabilir miyim diye soruyorsan, başaramazsın. Yapacağım diyeceksin ki başarasın.’

Maddi kaynak nereden bulunur?

AB ve Kültür ve Eğitim Bakanlıklarının bu tarz sosyal sorumluluk projeleri için verdiği fonlar ve burslar var. KOÇ yakında dernekleşmeyi düşünüyor. Bu fonlara hem KOÇ başvurabilir hem de yerel belediyeler kendilerine bu projeyle fon sağlayabilirler. Örneğin, bize ilkokullardan, AVM’lerden, anaokullarından, gelin bu çocuk kütüphanelerini bünyemizde hayata geçirelim diye gelen teklifler oluyor. Milli Eğitim Bakanlığının Okullar Hayat Olsun projesi var. Umut ediyoruz ki belediyelerin ve Milli Eğitim Bakanlığının destekleriyle okullarda da halka açık çocuk kütüphaneleri faaliyete geçsin. 
Ayrıca maddi kaynak demişken, belediyeler çocuk kütüphanelerinin bulunduğu yerde (örneğin Sarıyer’de ziyaret ettiğimiz Demirtaş Ceyhun Kütüphanesi’nin harika bir boğaz manzarası ve bahçe alanı var) kafeler ya da çay ocakları açıp, ek gelir elde edebilirler. Buna ilaveten, organik ürün ve kitap satan küçük bir dükkan hem belediyeye kazanç sağlayacaktır hem de ailelerin güvenle alışveriş yapacakları mekanlar olmuş olacaktır.

Yapabileceklerimiz, sadece hayal gücümüzle kısıtlı!
 
Değerlendirme
 
Çok güzel bir proje olmasına rağmen Demirtaş Ceyhun Kütüphanesi maalesef küçük çocuklar düşünülerek dizayn edilmemiş. Resimlerde de göreceğiniz gibi çocuklara ayrılmış odadaki sandalye ve masalar büyük ve hantal; raflar tavana kadar yapıldığı için çocukların uzanabileceği yüksekliğin çok üstünde; kitaplar okuma yazması olmayan çocukların kullanımına uygun olmayacak şekilde dizilmiş ve çocuklara uygun ebatlarda tuvalet, lavabo ve alt açma ünitesi yok. Ama sevgili Müdür Filiz Hanım, toplantı odasının, resimlerle de örneklerini gösterdiğimiz şekilde ;çocuklar için daha rahat hareket edebilecekleri, hatta kukla gösterilerinin ve hikaye okuma saatlerinin yapılabileceği şekilde yeniden düzenlenebileceği müjdesini verdi. Biz anneler Filiz Müdür’ün ve sevgili Ayşe Ünlü’nün Sarıyer bölgesinde ve Demirtaş Ceyhun Kütüphanesi’nde çok güzel işler yapacağı inancıyla, mekandan ayrıldık. Sarıyer Proje Sorumlumuz Güliz, mekanı bundan sonra sık sık ziyaret ederek, başka annelerle de kütüphaneyi Sarıyer halkına duyurup, orada çocuklarıyla mekanı zenginleştirecekler. 
Toplantıyı organize ettiği ve projenin ilk gününden itibaren desteğini hissettirdiği için sevgili Ayşe Ünlü’ye çok teşekkürler!
Demirtaş Ceyhun Kütüphanesi’ndeki çocuk odasında
 

Kitap Okuyan Cocuklar Projesi hayata geciyor..

Ben kucuklugumden beri inandim ki icinde bulundugumuz medeniyetin medeni olma seviyesi kutuphanelerin varligiyla direkt baglantili. Boyle dusunmemde belki de ilkokuldayken Konfucyus’un “Tanrim, bana cicek dolu bir ev, kitap dolu bir ev ver” sozunu okumamdi. Ben kutuphaneleri ve kitapcilari cok severim. Universite yillarinda da gitmekten en cok haz aldigim mekan Istiklal Caddesi’ndeki Robinson Crusoe 389 Kitapevi’ydi ya da denize aşık biri olarak denizi gorerek kitap okuyabilecegim kutuphaneler: Ataturk Kitapligi ve Semsipasa Kutuphanesi idi. Yillardir bir hayalim var, ulkemdeki kutuphaneler cogalsin… Hatta konuyla ilgili girisimlerim de var: lisedeyken konser organize ettim (tabii ki kendim caldim, kendim soyledim), sinif sinif gezdim, para topladim birilerinin bagisladigi ansiklopedilerden baska kitabi olmayan okuluma kutuphane kurulsun diye. Sonra her seferinde projelerimi dinleyen ama hayata gecirmemde kostek olan mudurumuze parayi teslim ettim. Bir yil sonra da paranin içedildigini daha dogrusu baska bir sey icin kullanildigini ogrendim. Ayrica ben IU’den Kemal Alemderoglu zamaninda mezun oldum. Ve IU’ye girdigim sene Mina Urgan’larin, Berna Moran’larin, Aksit Gokturk’lerin yurtdisindan getirerek olusturduklari Ingiliz Dili ve Edebiyati kutuphanesine emekli olan kutuphanecinin yerine birisi atanmadigi icin (her nedense!), kutuphane hem bazi ahlak kavrami gelismemis ogrencilerce yagmalandi, hem de kitaplarla ilgilenen biri olmadigi icin kitaplar yiprandi. Benim mezun oldugum sene de 3.kattaki ana kutuphaneye kitaplar devredildi ama daha raflari vs. ayarlanmadigi icin biz kitaplardan yine yararlanamadik. Ama bu yasadiklarim beni yildirmadi ve yildirmayacak. Hic unutmuyorum Moda Parki’na duzenleme yapilabilir mi dilegiyle gittigim Caferaga Mahallesi Muhtari gecen sene bana ‘ama burasi Turkiye’ dedi. Yani? Ben kizimin ve yeni nesillerin ‘burasi Turkiye’ gibi sacma bir soylemle buyumelerini istemiyorum. Bir sey yapilacaksa yapilacaktir. Toplum her zaman daha iyiye gidecektir. Ve bu bizim elimizde!

soldan saga: Esra, Delfina, Sayin Belediye Baskanimiz Selami Öztürk, Arın, Aylin,
projeden sorumlu Özel Kalem Müdürü Kadriye Sağlam

“Daha guzel ve yasanilasi bir toplum yaratilabilir ve bu bizim elimizde” diyerek kizim ve tum yeni nesiller icin soyle bir hayal kurdum: yerel belediyelerin bunyesinde okul oncesi cocuk kutuphaneleri kurulsun ve ebeveynler/cocuk bakicilari ozellikle kis gunlerinde cocuklari sosyallestikleri parklara goturemediginde, ayrica cocuklara aktivite olsun, zihinleri gelissin, iletisim ve sosyallesme yetileri cogalsin diye bu kutuphanelere getirsinler hem ebeveynler/toplum sosyallessin, hem de cocuklar kutuphane ve okuma aliskanligi edinsin.. Bu hayalin pesinde once bir imza kampanyasi baslattik. Internetten Emziren anneler, Dogal anneyim, internet anneleri, Montessori anneleri’ni, cevremizdeki ebeveynleri bu kampanyaya destek olmaya cagirdik. Kimi sevgili anneler bloglarinda konuyu paylasip, bize destek verdiler ve hala veriyorlar. Kampanyamiz daha cok yeni olmasina ragmen, cok guzel olusumlar olusuyor. Oncelikle sevgili Ayşe Ünlü olusacak olan kutuphanelerimize ERAY Toys‘un organik ahsap oyuncaklariyla katkida bulunacaklarini soyleyip, bizi Sariyer Kent Konseyi’ne davet etti. Yakin bir zamanda projemizin ayrintilarini vermek uzere Sariyer Kent Konseyi’ni ziyarete gidecegiz. Ardindan Emziren Anneler’den sevgili Dalya Saftekin Çalışkan’in araciligiyla Sayin Kadikoy Belediye Baskanimiz Selami Öztürk’le gorustuk dun. Cok iyi gecen ve verimli bir toplantiydi. Toplantiya Aylin & Arın ve Esra & Delfina dortlusu olarak gittik. Kadikoy Belediye Baskanimiz bizi cok sevecen karsiladi ve projemize tam destek verdi!!! Kadikoy Belediyesi’nden zaten modern ve ileri goruslu bir belediye oldugu icin umitliydik ama sayin baskanimiz bizim hayal ettigimizden de otesini sundu bize. Proje kucuk bir kutuphane olmaktan daha da buyudu ve cocuk oyunlarinin sahnelenebilecegi bir sahnesinin, kutuphanesinin, cocuk yoga derslerinin olacagi harika bir merkez projesine donustu. Simdi bize dusen Kadikoy merkez, Bahariye, Moda ucgeninde ulasimi kolay, bebek arabalariyla rahat girilebilecek kucuk olmayan kiralik bir mekan bulmak. Yalniz belediye emlakci ya da araci ucretini odemek istemiyor hakli olarak. Bu bir sosyal sorumluluk projesi oldugu icin cok umutluyum, umarim konuyla ilgili ucret almadan da bize yardimci olacak emlakcilar ve yardimseverler bulabiliriz. Ayrica bir ihtimal dun konusulanlarin arasinda Kadikoy Belediyesine bagli cevre yerlerde de kucuk cocuk kutuphanelerinin acilabilme ihtimalinin oldugu da vardi. Konuyla ilgili planlamalarin yapilmasi, projenin hayata gecirilebilmesi icin sayin Baskanimiz, Ozel Kalem Muduru Kadriye Hanim’a sorumlulugu verdi. Haydi bakalim, vira bismillah! Projemizin tohumlarini attik, simdi sevgiyle sulayip, gonulden destek verme zamani.. Sadece İstanbul degil, ornegin İzmir de orgutleniyor. Anneler toplaniyor ve yakin bir zamanda İzmir belediye baskanlariyla da gorusulecegini umut ediyorum. Sagolsun Hayalkurdum kitapevi İzmir icin bize destek olacagini bildirdi. Bu proje hepimizin projesi ve diger illerden projeyi ustlenmek ve kendi sehirlerine de bu cocuk kutuphanelerinin olusmasi icin destek verecekler varsa lutfen benimle baglantiya gecin. Boylece her ile dagilalim, cocuklarimiz tam donanimli, interaktif, bilgili ve sosyal cocuklar olarak buyusunler ve yasadigimiz toplumu daha da guzellestirmek icin bir fark yaratsinlar.. Biraz daha projeler ortaya cikmaya baslasinca bizi medyada da gormeye baslayacaksiniz..
Cok guzel seyler oluyor, sen de var misin bu projede?